........... sonra bir titreme, sonra bir yangın, üşüyor, kat kat giyinmiş, yorgana sarılmış. uyumak istiyor. bu çetrefilli, korkunç yaşamdan kaç... oda ne? ya kabuslar bırakmazsa peşini? dudakları titriyor, sanki bir şey söyleyecek ama gücü yetmiyor, fakat gözlerde de bir mana yok yada sezilmiyor. buğulu, dalgın-derinlerde, baygın, tükenmenin eşiğinde. sıcaklık heterojen yayılıyor. kimi yerlerde sıfırın altında, yer yer buzlanmalar var.
çelişki; üşürken yanmak. sonra bir kaç damla yaş-ah nede az gelirler- ama yetecek mi yangını dindirmeye?
feryad etmek geliyor aklına avazı çıktığı kadar bağıracak, kimbilir ne söyleyecek, belkide anlamsız, kendinin bile bilmediği şeyler, içinden geldiği gibi. bir duyan olur mu? ferhad feryad edecek, fakat namümkün sesi çıkmıyor. ses telleri yanmış olabilir mi? yoksa kendiside dahil herkes sağır mı oldu?
demek ferhad öldü ve feryad etmiyorsun. peki bu ses de neyin nesi, nerden geliyor bu çığlık?
bir tek kişi duyuyor bu sesi bir tek...
ağlamayacağım diyor-feryad etmediği gibi mi-ama bir mendilde kalıyor gözyaşları, karanlık ve kuytularda. sonra gün ışığına çıkıyor. neşeli görünmeye çalışıyor, öyle olmak zorunda-ya birde sorarlarsa neyin var diye- ne de güzel oynuyor. hüznünü yüreğinin derinliklerinde saklıyor, arada bir dolup taşmaya başladığında zaten buğulu gözlerinin derinliklerinde pek de belli olmuyor, biraz daha dolarsa şayet; sızıyor gözlerinden. işte o zaman bir yarasa gibi kaçmak zorunda karanlık ve kuytularına. zira kimse görmemeli ve bilmemeli. bir tek kişi biliyor bir tek-o da kimselere söylemeyecek...
geç kalınmış, ertelenmiş, terkedilmiş...
yaşanmamış,
yaşanmış ama işte "-mış"
ne zaman"mış",
nerdey"miş"
kiminley"miş"
"mış"mıymış yoksa "miş"miymiş.
eskidenmiy"miş"
güzelmiy"miş"
o günlerin hatırınamıy"mış"
ah evet zaman,
zamanlar...
eski zamanlar,
güzel zamanlar,
"miş"li geçmiş zamanlar,
bir zamanlar yaşan"mış",
ve acısıyla da tatlıy"mış",
o anların hatırası kal"mış"
yaşananların hatırına
maziyi düşünüp atinin hayaline dal"mış"
korkunç"muş"
lakin sırf o eski günlerin hatırına ümitvar"mış"
ümitlere geniş zamanlar lazım"mış"
heyhat geniş zamanlar,
kapanın bile elinde kalmıyor,
geniş zamanlar?
hiç gelmeyecekler........

-senin sesini duyan biri var. ya ferhad?
-ferhad rabbine yalvarsın:
rabbim şüphesiz kalbleri evirip çeviren Sen'sin, beni boşluktan çıkar, ayaklarımı sabit kıl, daralan göğsümü genişlet, kalbimi sana çevir, kalbimi ferahlat, kalbimi yumuşat, kalbimi aydınlat.....
-aaa ferhadın kalbi de mi varmış?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder